
Muris muvazaası, miras bırakanın mirasçılarından mal kaçırmak için, gerçekte bağışlamak istediği taşınmazı tapuda satış gibi göstermesidir. Görünürdeki satış muvazaalı, gizli bağış ise şekil şartını taşımadığından geçersizdir. Saklı paylı olsun olmasın tüm mirasçılar tapu iptal ve tescil davası açabilir (YİBK 01.04.1974). Zamanaşımı yoktur; ön koşul murisin ölmüş olmasıdır.
20 Temmuz 2026
Muris muvazaası nedir?
Miras bırakan (muris), bir mirasçısını veya birini kayırmak, diğer mirasçılardan mal kaçırmak için, gerçekte bağışlamak istediği taşınmazı tapuda satış ya da ölünceye kadar bakma sözleşmesi gibi gösterir. Böylece görünürde bir işlem (satış), arkada gerçek irade (bağış) ve mirasçıları aldatma amacı vardır. Kanunda özel bir düzenlemesi yoktur; kurum tamamen Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı (01.04.1974, 1/2) ile şekillenmiştir.
Sonuç: Görünürdeki satış muvazaa nedeniyle, gizli bağış ise taşınmaz bağışının resmi şekil şartını taşımadığından geçersizdir. Bu yüzden tapu iptal edilip mirasçılara payları oranında tescil edilebilir.
Dört unsuru
Bir işlemin muris muvazaası sayılması için dört unsurun bir arada bulunması gerekir; biri eksikse dava reddedilir:
- Görünürdeki (muvazaalı) işlem: Genellikle tapuda satış ya da ölünceye kadar bakma sözleşmesi.
- Gizlenen gerçek irade: Aslında bağışlama amacı.
- Mirasçıları aldatma (mal kaçırma) kastı: Murisin asıl amacının mirastan kaçırmak olması.
- Muvazaa anlaşması: Muris ile devralan arasında görünürde işlem yapma konusunda anlaşma.
İvaz muvazaayı bozar: Devir gerçek bir bedel (semen), hizmet veya emek karşılığıysa muris muvazaasından söz edilemez; karşılıklılık (ivaz) muvazaayı ortadan kaldırır.
Kimler dava açabilir?
Tenkisin aksine, bu davayı saklı paylı olsun ya da olmasın miras hakkı zedelenen tüm mirasçılar açabilir: yasal mirasçılar, atanmış mirasçılar ve evlatlıklar dâhil. Mirası reddeden, mirastan feragat eden veya mirastan çıkarılan kişiler mirasçılık sıfatını kaybettiğinden açamaz.
- Ön koşul murisin ölümü: Muvazaa ispatlansa bile dava muris sağken açılamaz; miras hakkı ölümle doğar.
- Davalı: Muristen devralan kişi; o ölmüşse mirasçıları ya da kötü niyetle yolsuz tescili yapılan kişi.
- Davacının konumu: Murisin halefi olarak değil, kendi miras hakkının çiğnenmesine dayanarak dava açar.

Muvazaa mı, tenkis mi?
Muris Muvazaası
Tenkis
Uygulama: İkisi genelde terditli (kademeli) açılır: önce muvazaa ile tapu iptali, kabul görmezse tenkis. Not: tenkis davası ıslahla muvazaaya dönüştürülemez ve önce açılıp kesinleşmiş bir tenkis davası varsa artık muvazaa açılamaz.
İspat ve Yargıtay ölçütleri
İspat yükü davacı mirasçıdadır; mirasçı işlemin dışında üçüncü kişi sayıldığından tanık dâhil her türlü delille ispat edebilir (HMK 203). Yargıtay soyut iddiaları kabul etmez; şu somut ölçütlere bakar:
- Bedeller arası fark: Tapudaki satış bedeli ile gerçek piyasa değeri arasındaki uçurum (bilirkişiyle tespit).
- Murisin durumu: Satışa ihtiyacı var mıydı, parayı ne yaptı?
- Alıcının ödeme gücü ve taraflar arasındaki yakınlık (aile ilişkisi).
- Tanık beyanı: "Bu ev zaten senin, diğerleri bilmesin" gibi sözler güçlü delil; banka kayıtlarıyla desteklenince daha da güçlü.
Davanın kalbi "bedelsiz/düşük bedelli devir"dir. Taşınmazın gerçek değeri ve bölge emsalleri, muvazaayı gösteren en güçlü teknik delildir.
Zamanaşımı ve iyiniyetli üçüncü kişi
- Zamanaşımı yok: İşlem baştan hükümsüz sayıldığından dava her zaman açılabilir. İstisna: muris kadastro tespitinden önce ölmüşse, tespitin kesinleşmesinden itibaren 10 yıl (Kadastro K. 12/3).
- İyiniyetli üçüncü kişi: Taşınmaz sonradan başkasına satılmışsa, tapuya iyi niyetle güvenen üçüncü kişi TMK 1023 uyarınca korunur; ancak muvazaayı bilen/bilmesi gereken kötü niyetli kişi korunmaz (TMK 1024).
Sıkça Sorulan Sorular
Miras bırakanın, mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla gerçekte bağışlamak istediği taşınmazı tapuda satış (veya ölünceye kadar bakma) gibi göstermesidir. Görünürdeki satış muvazaalı, gizli bağış ise şekilsiz olduğundan geçersizdir (YİBK 01.04.1974).